7 Dijital Pazarlama Stratejisi

Buna şüphe yok ki, modern dünyada pazarlama stratejilerinizin büyük kısmı dijital yöntemlerle gerçekleşiyor. Tüketiciler ve işletmeler neredeyse her saniye çevrimiçiyken, sizin de onlara ulaşarak en çok neye zaman-para harcadıklarını öğrenmeniz gerekiyor.

Fakat işletmenizi büyütürken, bu değişime ayak uydurmak da gerekecek. Atılacak çok fazla adım varken, dijital pazarlama stratejinizi nasıl yaratacağınız, esnek tutacağınız ve geliştireceğiniz de önem arz ediyor. Bu konuda size yardımcı olabilecek 7 farklı öneri derledim ve bunlara uyarak daha iyi bir noktaya gelebileceğinize inanıyorum.

Dijital Strateji Nedir?

Kısaca özetlemek gerekirse, dijital pazarlama stratejiniz online pazarlama kullanırken amaçlarınıza ulaşmanızı sağlayacak bir dizi eylemdir. Bu ‘strateji’ kelimesi göz korkutucu durabilir fakat efektif bir dijital stratejinin aslında zor olmasına gerek yok.

Temel terimlerle, bir strateji hedeflenen amacınıza ulaşmanızda kullanacağınız yöntemdir. Örnek vermek gerekirse, hedefiniz web siteniz aracılığıyla geçen yıla göre yüzde 25 daha çok verim almak ya da kâr etmek olabilir. İşletme ölçeğinize de bağlı olarak, dijital pazarlama stratejiniz birden fazla amaca ve farklı, hareketli parçalara sahip olabilir. Fakat yapmanız gereken bu hedeflere sadık ve odaklanmış kalmaktır.

Dijital Pazarlama Kampanyası Nedir?

Dijital stratejisi genellikle dijital pazarlama kampanyalarıyla karıştırılmaktadır fakat aslında ikisi arasında bazı farklar var. Daha önce de söylediğimiz gibi dijital strateji, amacınıza ulaşmanızda izleyeceğiniz eylemler bütünüdür. Dijital pazarlama kampanyası ise taşları üst üste koymanın, yani doğrudan eylemlerinizdir.

Örnek vermek gerekirse, en başarılı içeriklerinizi Twitter’da paylaşarak bir kampanya yürütmek isteyebilirsiniz. Böylece bu kanal üzerinden daha fazla verim elde edeceksinizdir. Bir kampanyayı birkaç yıl sürdürseniz dahi, her zaman bir stratejiye sahip olmayabilir. Dijital pazarlama stratejisiyle kampanyalar arasındaki farkları öğrendik. Şimdi de bu stratejiyi nasıl oluşturacağınıza göz atalım.

Nasıl Dijital Pazarlama Stratejisi Oluşturulur?

  1. Tüketicileri Belirleyin

Her türlü pazarlama stratejisi için, çevrimiçi veya çevrimdışı olması fark etmeksizin, kimleri hedef aldığınızı bilmelisiniz. En iyi dijital pazarlama stratejileri, her zaman ayrıntılı alıcı kişilikleri üzerine kurulur. Dolayısıyla ilk olarak bunları ortaya koyarak başlamalısınız.

Alıcı kişiliği, ideal müşterilerinizi temsil eder ve araştırma yaparak, anket düzenleyerek ya da hedef kitleyle görüşmeler yapılarak belirlenir. Bu bilgilerin mümkün olduğunca gerçek verilere dayanması önemlidir. Varsayımlarla hareket etmek, pazarlama stratejinizi yanlış bir yöne doğru götürebilir.

Peki bunun için hangi bilgilere sahip olmalısınız? Elbette bu biraz da hangi iş sahasında olduğunuza, ürünlerinizin fiyatına vb. Etkenlere bağlıdır. Fakat başlangıçta alıcı kişilikleri için şunları sıralayabiliriz;

  • Konum
  • Yaş
  • Gelir
  • Meslek
  • Hedefleri
  • Hobi ve ilgi alanları
  • Öncelikleri
  1. Hedeflerinizi ve İhtiyacınız Olan Dijital Pazarlama Araçlarını Belirleyin

Pazarlama amaçlarınız daima işletmenizin temel amaçlarıyla bağlantılı olmalıdır. Örneğin, eğer hedefiniz çevrimiçi ortamdaki satışları yüzde 20 arttırmakta, geçen yıla oranla da web sitenize ziyaretleri yüzde 50 arttırmalısınız.

Amacınız ne olursa olsun, nasıl hesaplayacağınızı bilmelisiniz ve daha da önemlisi, bunlar hesaplanabilir veriler olmalıdır. Bunun için de çeşitli araçlardan birisini kullanabilirsiniz.

  1. Var Olan Dijital Pazarlama Kanallarınızı Değerlendirin

Kullanılabilir dijital pazarlama kanallarını ve varlıklarını stratejinize katmadan önce, ilk önce büyük resmi değerlendirerek kafa karışıklığını önlemek önemlidir. Sahip olunan, kazanılan ve para ödenen medya kanalları bu dijital araçların kullanımında oldukça önemlidir. Bu kavramları değerlendirelim.

Sahip olunan medya: Bu her halükarda elinizde olan, şirketinize ve markanıza ait medyayı temsil eder. Web siteniz, sosyal medya profilleriniz, blog içerikleriniz ve türlü kanalınız sahip olunan medyaya birer örnektir.

Kazanılan medya: Kendi ağzınızdan yaydığınız referanslar ise kazanılan medyaya örnektir. Örneğin başka bir web sitesinde yayınladığınız misafir yorumları, PR çalışmaları veya aldığınız müşteri deneyimleri buna dahildir.

Para ödenen medya: Bu da aslında tam olarak ismini yansıtıyor. Para ödeyerek sahip olduğunuz, açtığınız her kanal buna örnektir. Örneğin Google AdWords, paralı sosyal medya yayınları, sponsorlu yayınlar ve diğer para ödeyerek etkilediğiniz her tip kanal para ödenerek oluşturulan medyadır.

Dijital pazarlama stratejiniz tüm bu üç elementi veya birkaçını barındırabilir. Fakat tabii ki de her üçünden faydalanmak hedefinize ulaşmakta şanslarınızı arttıracaktır. Örneğin çok iyi bir içerik üretebilirsiniz fakat yeterince yayılmasını sağlayamazsınız. Bu içeriğin başarısını desteklemek için Facebook sayfanızda paylaşırsınız. Ardından da para ödeyip sponsor bağlantı oluşturur ve hedef kitlenizi genişletirsiniz. Yani her üç kanal da oldukça önemlidir.

  1. Elinizdeki Medyayı Denetleyin ve Planlayın

Dijital pazarlamanızın kalbinde kendinize ait olan medya kanalları yer alır ve hemen hemen her içeriğiniz buna dahildir. Markanız tarafından yayınlanan her içerik, sitenizin Hakkımızda sayfası, ürün tanımlamalarınız, blog yazılarınız, e-kitaplar, bilgi sayfaları ve sosyal medya paylaşımları hepsi buna dahildir.

Sitenize ilk giren kişiler her zaman bir ziyaretçiden ibarettir ve onları müşteriye dönüştürecek olan da içeriktir. İyi hazırlanan içerik, aynı zamanda markanızın online profilini de yükseltir ve optimize edildiğinde organik trafiği arttırır. Hedefiniz ne olursa olsun, dijital pazarlama stratejiniz için ilk önce sahibi olduğunuz medyayı iyi yönetmeniz gerekir.

  1. Kazanılmış Medyayı Denetleyin ve Planlayın

Aynı şekilde kazanıp elde ettiğiniz medya kanallarını da iyi denetlemeniz ve üstüne odaklanmanız gerekiyor. Trafiğinizin, ziyaretçilerinizin nereden geldiğine dikkat edin. Her bir sosyal medya kanalını, en etkilisinden en az trafik verenine göre sıralayın.

Bu tip raporları almak için çeşitli araçlar olsa da, aralarında en sık kullanılanı Google Analytics’tir. Analytics kullanarak tüm bu raporlara ulaşabilirsiniz.

  1. Para Ödenen Medyayı Denetleyin ve Planlayın

Aslında bu da hemen hemen aynı mantıkla ilerliyor. Para ödenen medyaları açıklamıştık. Google AdWords gibi hizmetler veya Facebook, Twitter ve İnstagram gibi sosyal medya ağlarında alınan sponsorluklar bunlara birer örnektir.

Eğer AdWords’e çok fazla para harcadıysanız ve bir türlü beklediğiniz sonucu alamadıysanız, belki de yaklaşımınızı yeniden gözden geçirmeniz gerekmektedir. Hatta belki de başka bir platforma geçmeniz gerekiyordur. Günün sonunda, hangi para ödenen medyayı kullanmak isteyeceğinize dair kafanızda daha net fikirler oluşacaktır.

  1. Hepsini Bir Araya Getirin

Planlama ve araştırma işlemlerini tamamladınız, artık her şeyi daha net görüyorsunuz ve dijital pazarlama stratejinizi de buna uygun hazırlayacaksınız. İşte elimizdekiler;

  • Tüketici kişiliklerinin açık profilleri
  • Bir ya da daha fazla pazarlama hedefi
  • Var olan medya kanallarınızın bir listesi
  • Kullandığınız medya kanallarının planlaması
  • İçerik planlaması

Elbette ki tüm bunları uzun bir periyoda yaymanız gerekebilir. Sağlıklı bir dijital pazarlama stratejisi genellikle 12 aylık bir zamana yayılır. Bu şekilde attığınız her adımın sonucunu da görebilirsiniz. Açıkçası, dijital stratejiler her işletmeye göre farklılık gösterir. Dolayısıyla tek bir modeli örnek alıp başarıya ulaşmak da genellikle uygun değildir. Fakat zaman içinde sabredip doğru adımları atarsanız verim aldığınızı da göreceksiniz.

Doğru Alan Adı Seçimi İçin 10 İpucu

Konu arama sonuçları olunca alan adınızın ve URL yapınızın büyük rol oynadığı bir gerçek. Bu sadece ziyaretçilerinizin sizi ve içeriğinizi bulması için bir rota değil, alan adınız aynı zamanda aramalardaki görünürlüğünüzü de etkiliyor. Gelişen web dünyasında eskiye göre çok daha fazla domain seçeneği varken, ideal sonuçlar için atabileceğiniz bazı önemli adımlar var. Peki doğru alan adı nasıl seçilir? Domain seçiminde nelere dikkat edilmelidir?

  1. Anahtar kelimelerle başlayın

Alan adınızı kaydetmeye başlamadan önce, yeni fikirlerle beyin fırtınası yaratın. Örneğin ilk başta 3-5 tane farklı anahtar kelime seçebilir ve bunlarla ortaya varyasyonlar çıkarabilirsiniz. Elbette seçtiğiniz anahtar kelimeler işinizi veya sitenizi açık biçimde tanımlamalıdır. Bunları karıştırın ve anlamlı olanı bulmaya çalışın.

Basit bir örnek verelim, diyelim ki bir kasabınız var ve web sitesini açacaksınız. Aradığınız anahtar kelimeler şehrinizin adının yanı sıra et ve et ürünlerini çağrıştıran şeyler olmalı.

  1. Özgün olmalı

Alan adınız aynı zamanda markanızın da bir parçası olacak. Bu yüzden de siz ve kullanıcılar için oldukça önemli. Domain seçimi yaparken başka bir marka veya siteyi çağrıştırmaması kesinlikle çok önemli çünkü aksi takdirde ortaya karışıklıklar çıkabilir.

  1. COM uzantısına dikkat

Eğer uzun süreli bir çalışma oluşturacaksanız, .com uzantısı her zaman en iyisidir. Alan adı yönlendirmeleri yapabilirsiniz fakat .com olan bir domain ülke pazarı için kritik önem taşır. Bunlardan en önemlisi ise kullanıcılardır.

Kendinizden düşünün, bir internet sitesi isminden sonra aklınıza ilk hangi uzantı geliyor?

  1. Yazması kolay olsun

Eğer URL’nizin yazımı zorsa, insanlar zahmet etmeyebilir. Söylenmesi ve yazması zor URL bağlantıları son kullanıcılarınız için rahatsız edici olabilir. Elbette uzun bir URL’ye de kaliteli anahtar kelimeler ekleme şansınız var fakat ilk önem vereceğiniz kullanıcı deneyimi olmalı.

  1. Akılda kalıcılık

Kelimeler yazıldığı gibi değil, aklımızda kaldığı gibidir. Eğer markanızın veya sitenizin hızla yayılmasını istiyorsanız, alan adınız da hatırlaması kolay bir isim olmalı. Kimse isminizi hatırlamadıktan sonra, iyi bir internet sitesine sahip olmanın anlamı da yok.

  1. Kısa tutun

Bundan tekrar bahsedelim, kısa URL’ler her zaman hatırlaması ve yazması kolay olanlardır. Aynı zamanda basılı yerlerde, örneğin kartvizitlerde de daha şık dururlar.

  1. Beklentileri karşılayın

Birisi sitenizin alan adını duyduğunda ne beklemeli? Eğer bu beklenti yerine gelmiyorsa ortada bir sorun var demektir. Amazon ve Google gibi sitelerin isimleriyle içeriklerinin farklı olduğunu düşünebilirsiniz fakat bu platformların üzerinde ciddi zaman ve emek harcandı, ardından bu noktaya geldiler. O yüzden alan adınızın içeriğinizi çağrıştırmasına önem gösterin.

  1. Markanızı inşa edin

Eğer önceki kuralla eşleşen güzel bir alan adı bulamadıysanız, bunun yerine kendinizi öne çıkarın. Kimi zaman kaliteli bir lakap, takma isim de markanıza değer katabilir. Doğru seçim yaparsanız, zaman içinde emeklerinizin karşılığını alırsınız.

  1. Trendlere aldanmayın

Bir şey moda, trend oldu diye hemen tutacak hissine kapılmayın. Başkalarının başarılı olduğu şeyleri kopyalamak her zaman iyi değildir. Bu yüzden garip telafuzlardan, tire işaretlerinden veya rakamlardan uzak durun. Basit, hedefe odaklı ve hatırlaması kolay isimlere yönelin.

  1. Domain araçlarını deneyin

Beyin fırtınası yaparken başarılı olamıyorsanız merak etmeyin çünkü internet arkanızda. Bu konuda çeşitli siteler var ve isim bulmanıza yardımcı oluyorlar, bunları da deneyebilirsiniz.

Sonuç

Alan adınız demek, işinizi, markanızı ve sitenizi tuttuğunuz adrestir. Nasıl ki emlak sektöründe konum önemliyse, internet dünyasında da alan adı benzer bir öneme sahiptir. Bu yüzden hem kullanıcı kitlenize, hem de arama motorlarına hitap etmelisiniz. Alelade bir domain seçmeyin, zaman ayırın ve bolca düşünün.

On Page SEO ve Off Page SEO Nedir?

İyi bir web sitesi açıp düzenlemek, bugünlerde büyümek isteyen her işletmenin üzerinde durması gereken bir konu. Arama motoru optimizasyonu ya da diğer adıyla SEO taktikleri ise sitenizin arama motorları sonuçlarında ilgili anahtar kelimelerde öne çıkmasını sağlar.

SEO’nun iki farklı formu vardır: On-Page SEO ve Off-Page SEO.

On-Page SEO Nedir?

On-Page SEO, asıl sayfalarınız ve blogunuz üzerindeki SEO’dur. Arama motorları, dünya çapındaki web sitelerini sıralarken belli anahtar kelimelerin kullanım sıklığına ve frekansına önem verirler. Heading, sayfa başlığı, alan adı ve görüntülerde ağırlıklı olarak kullanılan anahtar kelimeler daha çok öne çıkar.

Dolayısıyla sizin için önemli olan kelime ve cümleleri sitenizdeki bu alanlara koyarak en iyi sonuçlara ulaşabilirsiniz. Tabii bu sırada sayfalarınızı onlarca anahtar kelimeyle de doldurmamalı, sıklığına dikkat etmelisiniz.

Seçeceğiniz anahtar kelimelerin aranma hacmine daima özen gösterin. Bunun için internete göz atın ve en çok hangi cümlelerin, kelimelerin popüler olduğuna bakın. Bu anahtar kelimelerin de aynı zamanda sunduğunuz ürün ve servislerinizle bağlantılı olması gerekiyor. Ne zaman ki ürün ve servislerinizle alakalı bir anahtar kelime bulursanız, bunu sitede kullanma fırsatını kaçırmayın.

Off-Page SEO Nedir?

Off-Page SEO, sitenizin dışında yaptığınız anahtar kelime ve optimizasyon çalışmalarıdır. Arama motorları sitenizin sıralama sonuçlarını, web üzerinde başka yerlerde bulunan işletme adınızdan ve anahtar kelimelerinizin kullanım oranından baz alarak belirler.

Off-Page SEO’nuzu, yani site dışı SEO’yu geliştirmenin en iyi yöntemi popüler sosyal medya sitelerini aktif kullanmaktır. Facebook, Twitter, LinkedIN ve Google+ gibi ağlarda paylaşımlar yapabilirsiniz. Tabii On-Page SEO taktiklerinde olduğu gibi, daima tercih ettiğiniz anahtar kelimeleri ve cümleleri sosyal medya hesaplarınızda da paylaşın.

Bu kelimeleri doğal ve mantıklı şekilde popüler üçüncü parti sitelerinde kullanarak da zaman içinde SEO değerinizi arttırabilirsiniz. Aynı zamanda sosyal medya profillerinizin tanım, biyografi ve ‘Hakkında’ gibi sekmelerinde de uygun anahtar kelimeleri dağıtmayı ihmal etmeyin.

Sosyal medya güncellemelerinizin daima yardımcı, ilgi çekici ve tüketicinin alışkanlıklarıyla bağlantılı olmasına dikkat edin. Eğer bir soru sorulursa, takipçilerinizle nazik şekilde diyaloğa girmekten çekinmeyin. Bu şekilde hem sadık bir müşteri kitlesi oluşturur, hem de SEO sıralamasında üste çıkarsınız.

Görüldüğü üzere, hem On-Page, hem de Off-Page SEO bir web sitesi ya da blogun başarısı için hayati önem taşımakta. En iyi sonuçlara erişmek için sitenizde uygun anahtar kelimeler kullanmaya devam edin, bu sırada sosyal medya ağlarını da ihmal etmeyin.

SEO Uyumlu Makale Nasıl Yazılır?

SEO Uyumlu Makale Nasıl Yazılır?

En iyi SEO yönteminin aslında içeriğin kendisi olduğu yıllardan beri söylenir. Sonuçta teknik ayrıntılara ne kadar dikkat ederseniz edin, kalitesiz bir içerikle kaliteli bir site oluşturma şansınız hiçbir zaman olmayacaktır.

Okuma Tavsiyesi: On Page SEO ve Off Page SEO Nedir?

Bu noktada devreye metin yazarlığı girerken, özellikle yazım konusunda tecrübeli kişiler için SEO uyumlu içerik üretmek oldukça kolay. Sonuçta sadece her zaman olduğu gibi yazacaksınız ve bunun üzerinde sadece belli birkaç düzenleme yapacaksınız. SEO uyumlu makale yazmak, arama sonuçlarında üste çıkmak için nispeten daha kolay bir yöntem olduğu gibi, aynı zamanda reklamlara yüksek meblağlar ödemekten de kurtaracak. Peki bunun için nelere dikkat etmek gerekir?

Nasıl SEO Uyumlu Makale Yazılır?

Fakat tüm bunlar sadece sıralama ve trafikle de ilgili değil. SEO uyumlu makale yazarak aynı zamanda okuyucularınızı etkileşime sokabilir, otorite oluşturabilir ve ürün satışı gerçekleştirebilirsiniz. Bu konuda yardımcı olması için bazı SEO uyumlu yazı tekniklerini derledim;

Kitlenizi tanıyın: Size verebileceğim en iyi ve en önemli metin yazarlığı tavsiyesi, yazdığınız kitlenin kim olduğunu tanımanızdır. Ödevinize çalışırsanız, karşılığını da mutlaka alırsınız.

Alt başlıklar: Etkileyici bir başlık okuyucunun dikkatini çeker fakat yazıyı okumaya devam etmeleri de gerekiyor. Bunun için de h2, h3 etiketleriyle alt başlıklar kullanmak şart. Alt başlıklar aynı zamanda arama motorlarının içeriğinizi anlamasına da yardımcı olur.

İçerik dili ve uzunluğu: Yazılarınızda mutlaka yalın ve anlatım bozukluklarından uzak bir dil tercih edin. Hatalı ve akıcı olmayan yazılar okuyucuyu uzun süre tutmayacağı gibi, arama motorlarının da hoşuna gitmeyecektir. Aynı zamanda çok kısa yazılardan uzak durun, içeriklerinizi belli bir uzunlukta tutmaya özen gösterin.

Font seçimi: Doğru font tipi ve boyutu, yazınızı hem okunabilir kılar, hem de görsel olarak ilgi çekici hâle getirir. Tüm bunlar da doğrudan etkileşimi arttırır.

Kalın ve İtalik: Belli kelimeleri kalın yapıp, alıntı kısımları da italik hâle getirerek yazılarınızı daha okunabilir yapabilirsiniz.

Paragraf uzunluğu: Özellikle uzun yazılarda, aynı şekilde uzun paragraflar kullanmamaya özen gösterin ve arada boşluklar bırakın. Aksi takdirde yazı kısa sürede sıkıcı hâle gelecektir.

Anahtar kelime: En önemli konulardan birisi de yazıyla ilgili anahtar kelimeleri içinde kullanmak. Uygun yerlere sayıyı abartmamak kaydıyla anahtar kelime serpiştirmek iyidir fakat dediğim gibi abartmamalısınız. İdeal olarak başlıkta ve birkaç yerde daha kullanabilirsiniz.