Hızlandırılmış Mobil Sayfalar (AMP)

Hızlandırılmış Mobil Sayfalar (AMP)

Geçtiğimiz yılın Ekim ayında Google bir duyuru yaptı ve Hızlandırılmış Mobil Sayfalar’ın (AMP) organik arama sonuçlarına dahil edileceğini duyurdu.  Her ne kadar Google arama algoritmalarının değişmediğini söylese de, deneyimlerden yola çıkarak özellikle mobil platformda sayfa yükleme hızına önem verileceğini biliyorduk.

Okuma Tavsiyesi: Mobil SEO Rehberi

SEO danışmanları da hızla AMP sayfaların arama sonuçlarında üste çıktıklarını görmeye başladı. Şu anda SEO amaçlı üretilen her içerik için bir AMP stratejisi de oluşturmak şart. Görülüyor ki, mobil cihazlarda yapılan aramaların neredeyse hepsinde AMP sayfalar da tepede yer alıyor. Kısacası, göz ardı etmek imkansız.

Google’ın orijinal duyurusundan bu yana, AMP hakkında en çok merak edilen 4 soru var ve ben de bunları yanıtlayacağım.

Google AMP Nedir?

Özetleyerek anlatmak gerekirse, AMP web platformunu her yerde daha hızlı hâle getirmenin yoludur. Tabii aynı zamanda hız faktörü kullanıcı deneyimi ve etkileşimi için çok önemli olduğundan, artan kullanıcı deneyimi otomatik olarak SEO’nuzu da etkiliyor.

Google AMP, sizin web sitenize yapacağınız bir şey değil. Bunun yerine, web ya da mobil geliştiriciler hem orojinal, hem de AMP sayfalar yaratabilirler. İçeriklerin de AMP versiyonlarını çıkaran pek çok yayınlama aracı var.

AMP sayfalar, Google tarafından önbelleğe alınarak saklanır ve kullanıcılar mobilde bu sayfalara tıkladığı anda erişim sağlar. Hızlandırılmış Mobil Sayfa denmesinin altındaki etken de budur.

AMP Nasıl Çalışır?

Genellikle AMP belli kısıtlamalar getirerek 3 bileşenle çalışır. Bunlar AMP HTML, AMP JS  ve AMP Cache olarak sıralanmaktadır.

AMP Cache, Google üzerine yerleştirilir ve proxy menşeli bir içerik sağlama ağıdır. Bu sayede web sitelerinin hızlı render edilmesini sağlar.

AMP’nin Getirdiği Yenilikler Neler?

İnanması güç olabilir fakat AMP’nin en iyi kısımlarından birisi font optimizasyonu. Birçok web sitesinde aslında indirilen en büyük dosyalar font – yazı karakterleri oluyor ve ilk sıraya alınıyor, yani tüm içerik görüntülenmeden indiriliyorlar.

Hepimizin başına sayfanın bir türlü yüklenmemesi problemi gelmiştir. Bu genellikle fontların indirilmesinden kaynaklanıyor ve AMP ile bu süreç engellenerek, tüm sayfanın daha hızlı görüntülenmesi sağlanıyor.

İkinci yenilik ise çapraz platform görüntü desteği (teknik olarak srcset desteği) diyebiliriz. Bu sayede görseller oldukça hızlı bir şekilde, her cihaz için optimize ediliyorlar.

Ve son olarak da, web sitesi yüklenirken kritik kısımlarda javascript yer almıyor. Bu sayede hızda da inanılmaz artış yaşanıyor. Javascipt içeriklerde iframe kullanmak hâlâ mümkün olsa da, asıl sayfa HTML temelli oluyor.

Google AMP Neden Önemli?

AMP sitelerin en büyük avantajı, Google tarafından desteklenen bir altyapıyı kullanmaları ve bu taahhüt altında varlıklarını sürdürmeleri. Bu, Google’ın ilk ‘alıcı’ olduğu anlamına gelirken, aynı zamanda Javasciprt de bir yere kaybolmuyor. Javascript kullanan sitelerin belli kısıtlamalar üzerinde çalışmaları gerekiyor.

Son olarak, elbette AMP sayfaları oluşturmak ve desteklemek çok basit değil fakat uzun vadeli düşünerek ‘Google AMP sayfası yaratmalı mıyım?’ sorusunu kendinize yöneltmelisiniz.

Google AMP SEO’yu Etkiler mi?

Anahtar kelimeler, domain otoritesi, sayfa otoritesi, organik trafik; SEO için bunlar yetmiyormuş gibi, şimdi de AMP etkisi başlıyor. AMP henüz bir sıralama faktörü değil fakat AMP’nin SEO’ya etkisi de yadsınamaz boyutta çünkü doğrudan tıklamaları, ilk izlenimi ve kullanıcı deneyimini yönlendiriyor. Tüm bunlar da size doğal SEO çalışması sağlıyor.

AMP optimizasyonlu içerikler üretirken de ilk dikkat edilmesi gereken üç şey; başlık, görsel ve ilk 100 kelime.

WordPress AMP Kurulumu

Automattic tarafından hazırlanan WordPress eklentisini kurarak sitenize AMP desteği sağlayabilirsiniz. Bu eklentiyi kurduğunuzda, sitenizdeki tüm URL’lere bir /amp/uzantılı versiyon da eklenmiş olacak. Yani istediğiniz yazıya gidebilir, URL sonuna /amp/  ekleyerek AMP sürümünü görebilirsiniz.

İşletmeler için Yerel (Local) SEO Rehberi

İşletmeler için Yerel (Local) SEO Rehberi

Yerel SEO, genel SEO tekniklerine göre biraz daha farklı işliyor. İçinde geleneksel SEO’da pek de karşımıza çıkmayan bazı sıralama faktörleri barındırıyor ve bunlar farklı oluyor. Bu da oldukça mantıklı çünkü tüketiciler de bölgelere göre farklılık gösteriyor. Yerel tüketiciler, daha çok kendilerine yakın yerler üzerinde arama yaparken, kısa sürede satın alım yapmak ve mağazalara telefon numaraları – adresleri aracılığıyla çabuk ulaşabilmek istiyorlar.

Başarılı bir yerel SEO düzenlemesi yapmadan önce, nerede olduğunuzu tespit etmelisiniz. Bu da yerel SEO planlamasından ve temel prensiplerden geçmekte. Bu şekilde daha sağlıklı bir SEO stratejisi kuracaksınız. İşte yerel SEO planlaması için atılacak 6 etkili adım:

Google Benim İşletmem

Google My Business – Google Benim İşletmem eskiden Google+ İşletme Sayfası olarak kullanılıyordu. Google Plus profilinizin bir kısmı olan ‘Benim İşletmem’ servisi, yerel arama sonuçlarına ulaşmak için kritik önem taşıyor.

GBİ sayesinde hem Google aramalarında, hem de Google Haritalar gibi yerlerde müşteriler tarafından bulunmanızı sağlıyor. Telefon numarası, konum, adres bilgisi ve açılış saatleri gibi pek çok faydalı bilgi tek bir sayfada toplanmış oluyor. Ayrıca  birkaç görsel ve bazı müşteri yorumlarını da eklemenize izin veriyor.

Google Benim İşletmem
Google Benim İşletmem

Google Benim İşletmem, her tip Local SEO stratejisi için hayati bir bileşen. Bu servisle oldukça başarılı olabileceğiniz gibi, aynı zamanda kendi ayağınıza da sıkabilirsiniz. Bu da genellikle kopya GBİ sayfalarıyla gerçekleşiyor. Dolayısıyla öncesinde Google Haritaları kontrol edip tek bir işletme sayfanız olduğuna bakın.

Google Benim İşletmem sayfanızı hazırlarken ödeme tipleri, açılış saatleri vb. gibi bilgilerin tamamının doğru olduğuna ve telefon numaranızın gözüktüğüne, diğer sayfalarla eşleştiğine dikkat edin. Aynı zamanda sayfanın onaylı olmasını da sağlayın.

Ve son olarak da, mutlaka isim, adres ve telefon numarası bilgilerini ekleyin.

Website Denetimi

İsim, adres ve telefon bilgileri burada da geçerli. Google Benim İşletmem sayfanızdaki iletişim bilgileriyle web sitenizdekiler kesinlikle aynı olmalı. Ayrıca bunlar yazı şeklinde olmalı. Yani sadece görsel – fotoğraf olarak eklemeyin.

Google’ın web siteleri için tercih ettiği bir yapısı var ve eğer kullanmazsanız cezalandırabiliyor. Sunduğunuz her servis özel bir sayfada bulunmalı ve her sayfa da, ilgili alt sayfalara bağlantı vermeli.

Website Denetimi
Website Denetimi

Meta başlık etiketleri (Meta title tagler) şirket adıyla, anahtar kelimelerle, şehir bilgisiyle ve meta açıklamasıyla optimize edilmeli. Çünkü bu sonuçlar doğrudan arama sonuçlarında çıkacaklar.

Eğer WordPress kullanıcısıysanız, ALL in One SEO eklentisini yükleyerek meta açıklamalarını doğrudan kolayca düzenleyebilirsiniz. Temel noktaları kontrol ederken, şehir – ilçe ve ilgili anahtar kelimelerin siteye ilk giriş sayfalarında, özellikle title taglerde, h1 taglerinde ve URL’lerde olmasına özen gösterin.

İçerik Denetimi

Yerel siteler için içerik olmazsa olmaz konulardan birisi. Bu özellikle Google Panda tarafından denetlenirken, böylece kötü içerikler ve spam  siteler ortaya çıkıyor. Eğer içeriğiniz başka yerlerden toplanmış, kopyalanmış, konuyla alakasız ve değersizse arama sonuçlarınız da bundan etkilenecektir.

Google’ın Analytics aracını kullanarak her bir sayfanın ve blog yazısının trafik miktarlarını kontrol edebilirsiniz. Ahrefs’in backlink aracıyla da hangi sayfaların kaliteli backlinkler aldığına bakabilirsiniz. Eğer bir yazıya yöneltilen kötü linkler varsa ve yeterli trafik getirmiyorsa, kaldırmayı düşünebilirsiniz.

İçerik konusunda çok üretmek her zaman iyi değildir. Bunun yerine az ama okuyucu tarafından değerli görülecek yazılar çok daha geçerlidir ve sizi Google’ın gözünde değerlendirir. Ayrıca Panda servisi hemen hemen her ay yenilenir. Dolayısıyla öncesinde cezanız varsa, bundan da kurtulmuş olursunuz.

Sitenize Verilen Referanslar

İşletmenizin ismine, adresine ve telefon numarasına verilen referanslar da oldukça önemlidir. Standart SEO çalışmalarında, yüksek otoriteye sahip alan adlarından sitenize verilen linkler sıralamanızı arttırır. Yerel SEO’da ise yüksek otoriteli sitelerde isim, adres ve telefon bilgilerinizin olması aynı şekilde sıralamaye etki eder. Bu hem potansiyel müşterilerin sizi daha kolay bulmasını sağlar, hem de arama avantajını elinize geçirirsiniz.

Fakat daha önce de söylediğimiz gibi, bunlar standartlaşmış bir yapıda olmalı ve her yerde aynı olmalılar. Yanlış yapıdaki veya eksik bilgiler yerel basında, bloglarda ve benzer organlarda yayınlansa dahi değer kaybederler.

Organik Linkler ve Link Cezası Denetimi

Yerel işletmeler için kısmen bu da önemli çünkü pek çok kere görüyoruz ki, yerel işletme web sitelerinde zayıf sonuçlar ve kötü link yapısı stratejileri izleniyor. İşletme sahipleri de genellikle teknoloji meraklısı kişiler olmadığından, kimi zaman kopya, kimi zaman ilgisiz içerikler ekleniyor ve bunlar kötü link yapısıyla iyice içinden çıkılmaz bir hâl alıyor. Siteyle ilgilenen kişi devamlı yazı yazıp, link ekleyerek iyi şeyler yaptığını zannetse de, zamanla tüm bunlar trafiğe zarar veriyor.

Website Denetimi
Website Denetimi

Yine de bu yanlışı düzeltmek mümkün. Bu yüzden de Google Search Console kullanarak ilk olarak en zayıf bağlantılarınızı kontrol edin ve bunlara ‘elveda’ diyin. Nasıl ki Panda zayıf içerikli, kötü siteleri cezalandırıyorsa, Google’ın Penguin servisi de aynı zamanda link spamlayan sitelere ceza veriyor.

Dolayısıyla link yapılarınızı düzeltirseniz, Google Penguin de bir süre sonra cezanızı kaldıracaktır.

Possum Güncellemesi

Possum, özellikle bölgesel işletmeleri yüksek ölçüde etkileyen bir özellik. Aslında Possum duyurulmayan bir algoritma güncellemesiydi ve daha çok ismi SEO toplulukları tarafından verildi. Peki nasıl önlemler almak gerekiyor?

İlk olarak, Possum sizi kelimelerinize göre değerlendirecek. Dolayısıyla işletmeniz İstanbul’daysa fakat Ankara’da hizmet veriyorsanız, servis bölgelerinizi ayrı olarak listemelelisiniz. İkinci olarak da adres konusunda birbirinin kopyası listelemeler yapmamalısınız.

Sonuç

Yerel SEO denetimi hatalardan kaçınmak için olmazsa olmaz bir önlemdir. Yanlış planlamayla, diğer her şeyi doğru yapsanız dahi bütün emeklerinizi boşa çıkarma olasılığınız var. Fakat Google Benim İşletmem sayfasını kullanırsanız, işletme bilgilerinizi doğru şekilde her yere girerseniz, temiz bir link profili ve yerel anahtar kelime verisi çıkartırsanız, ortada problem kalmayacaktır.

Kullanıcı Deneyimi (UX) ve SEO

SEO UX Kullanıcı Deneyimi

Arama motoru optimizasyonunun pek çok yönü ve bileşeni var. İşin doğrusu, bu liste de asla sona ermiyor. Buna rağmen, başta Google olmak üzere bütün büyük arama motorlarının dikkat ettiği belli şeyler var. Amaç her zaman arama yapan kullanıcılara en doğru bilgiyi vermek.  Ve her ne kadar linkleriniz, sunduğunuz bilgi ve içerik başarılı olsa da, insan ziyaretçileriniz için kullanıcı deneyimi her zaman hayati önem taşıyor.

Kullanıcı Deneyimi (UX) ve SEO

Kötü bir kullanıcı deneyimi için en kusursuz örnek, ziyaretçinin siteye girdiğinde uzun bir reklam veya videoyla bekletilmesidir. Açıkçası internet kullanıcılarının sabır eşiği oldukça düşük ve vakitleri de yok. Hatta hareketli grafikler, videolar ve yüklenecek reklamlar için kotaları – bant genişlikleri de bulunmuyor. Dolayısıyla arama motorları sadece kendileriyle ilgilenmiyorlar, aynı zamanda sizin kullanıcıya ne sunduğunuza da önem veriyorlar.

Eğer sitenizin indeks alma hızı yüksekse ve bir süre sonra ziyaretçilerin sitenizi 10 saniye içinde terk ettiğini fark ederlerse, aramalardaki bu görünürlüğünüz çok uzun sürmeyecektir. Bounce rate yani hemen çıkma oranları Google’a şunu söyler: ‘Bu site ziyaretçiye aradığı bilgiyi sağlamıyor ya da kullanıcı tecrübesi çok kötü durumda.’

Her iki durum da hem Google, hem de kullanıcı için negatif etkilere sahip ve kısa sürede SEO başarınızı da etkiliyorlar.

Web Sitenizin Organizasyonu ve Planlaması

Web sitelerinin bütün kullanıcı deneyimi, genellikle her zaman ilk planlama aşamalarında meydana getirilir. Sitenizin yapısına bir kere karar verdiğinizde, menü sistemleri ve genel akışa önem göstermelisiniz. Bu aşama belki pek heyecanlı olmayabilir fakat yine de acele etmeden önce iyi bir düzen sağlamalısınız. Planlama aşamasına yeteri kadar vakit ayırmak, gelecekte sorun yaşamanızın önüne geçer.

Kullanım Kolaylığı

Biraz vakit harcayın ve en azından 100 web sitesi gezin, hepsinde neyi sevip, neyi sevmediğinizi de bir kenara not edin. Bir siteyi güzel yapan şey nedir? Gerçekten kullanmaktan hoşlandığınız bir siteye bakarken, mutlaka belli kısımlar ilginizi çekecektir. Başta da belirttiğimiz gibi, tüm bunları planlama aşamasında halletmek daha kolaydır.

Arkadaşlarınızla Test Edin

Bazen insanın kendi meydana getirdiği şeyler hakkında objektif olması zor olur. Dolayısıyla sitenizin tasarımında da belli noktalara dikkat etmeyebilirsiniz. Ailenizden veya arkadaşlarınızdan sitenizi gezmelerini, size geri bildirimde bulunmalarını isteyin.

Kimin İçin Yazdığınızı Unutmayın

Yazılara onlarca anahtar kelime ekleyip arama motorlarının önüne atamazsınız. Bunları insanlar okusa da, bilgisayar tarafından yazılmış anlamsız içerikler gibi gözükecektir. Google bu konsepti aşalı çok fazla zaman geçti ve artık içerik hayati önem taşıyor. Fakat daha da önemlisi, hedef kitlenizin ve okuyucularınızın kim olduğunu bilmek.

Nihai amacınız ürünlerinizi satmak ya da AdSense hesabınız için reklam tıklaması almak olabilir ama tüm bunlar sitenizin içeriğine odaklanmaktan sizi alıkoymaz. İlk dikkat etmeniz gereken nokta içerik olmalı ve ziyaretçi odaklı üretmelisiniz. Çünkü ziyaretçileriniz sizi okumamaya başlarsa, ne ürün satabilirsiniz, ne de reklam gösterimi yapabilirsiniz.

Mobilin Gücünü Unutmayın

Site tasarımı yaparken en çok gözden kaçan noktalardan birisi de mobil cihazlar oluyor. Bu sadece ciddi bir hata değil, aynı zamanda işiniz için de son derece tehlikeli. İnsanların artık masaüstü bilgisayarlar kadar cep telefonu ve tablet kullandığını biliyoruz. Dolayısıyla bunlara hitap etmemek, internet siteniz için tam bir intihar anlamı taşıyor.

Akıllı telefon sayısı giderek büyürken, bu cihazlardan gelen trafik de doğrudan artıyor. (Okuma Önerisi 🙂 MOBİL SEO REHBERİ) Eğer responsive bir site tasarımına sahip değilseniz, hızlıca ziyaretçi kaybedeceksiniz. Web site tasarımınız, mobil cihazlarda da kesinlikle kusursuz olmalı.

Sayfa Hızı

Aynı zamanda sayfa yüklenme süreleri de çoğu zaman gözden kaçabiliyor. Fakat kendinizi de bir ziyaretçi olarak düşünürseniz, bunun ne kadar rahatsız edici olduğunu bilirsiniz. Bir siteyi ziyaret ettiğinizde, aradan geçen birkaç saniye sonra dahi hâlâ giremediyseniz, beklemeye devam eder misiniz?

Olaya bir bütün olarak bakarsak, iyi içerikle başarılı bir kullanıcı deneyimi aslında kaliteli SEO için çok makul duruyor. SEO teknikleriniz harika olsa bile, eğer içeriğiniz kötüyse veya kullanıcılar web sitenizi kullanırken zorlanıyorsa, hiçbir anlamı olmayacaktır. Elbette ziyaretçi çekebilirsiniz fakat 5 saniye sonra sayfayı kapatıyorsa bunun ne anlamı var?

Tüm bunları anlayıp uygulamaya başladığınızda, ziyaretçilerinizin arttığını ve hedefinize ulaştığınızı göreceksiniz. Dolayısıyla sadece SEO teknikleri uygulamayın, aynı zamanda sitenize giren kullanıcıların deneyimine de özen gösterin.

Pazarlama Stratejisi: SEO ve Sosyal Medya, Avantaj ve Dezavantajları

Hem SEO’nun, hem de sosyal medya çalışmalarının benzer faydaları var fakat pek çok kişi, her iki alana da ağırlık vermekte zorlanıyor. Kısıtlı zaman, bütçe ve kaynaklar sebebiyle, belli bir alanı seçmek zorunda kalabilirsiniz. Dolayısıyla ikisinin de artılarını ve eksilerini bilmek, ona göre yaklaşmak önemli.

Doğru Yaklaşım Nasıl Seçilir?

Her organizasyonun özel ihtiyaçları ve endişeleri var. Önceliği arama motoru optimizasyonuna mı, sosyal medyaya mı vereceksiniz? Yoksa her ikisini bir arada mı kullanacaksınız? Bunun için kitlenizin kim olduğunu ve en çok nerede aktif olduklarını bilmeniz gerekiyor.

Web sitelerinin ve firmaların, kitlelerine göre bir odak noktası seçmeleri gerektiğini söylüyoruz. Bunun için de onları iyi analiz etmek gerekli. Müşterilerinizin, ziyaretçilerinizin hangi sosyal platformlarda yer aldığını, motivasyonlarını ve aradıklarını bilmelisiniz.

Bu yüzden eriştiğiniz kitleyi, onların vaktini nerede harcadığını öğrenmeniz şart. Yani daha çok Twitter’da, YouTube’da ve Facebook’ta mı vakit geçiriyorlar? Yoksa zamanlarının çoğunu blog okuyarak mı geçiriyorlar? Sosyal medyaya olan ilgileri nasıl?

Bunları iyice anladığınızda, pazarlama stratejilerinizi de şekillendirebileceksiniz. Eğer yeni müşteriler çekme amacındaysanız, hem arama motorları, hem de sosyal medya birbirini destekleyici olabilir. Satın almalara hızlı bir etkide bulunmak istiyorsanız, web sitenizdeki SEO dostu içerik en etkili yaklaşım olacaktır. Var olan kitlenizi çevrimiçi tutmak niyetindeyseniz, o zaman da sosyal medya uzun vadede etkili olacaktır.

Kısaca özetlemek gerekirse, en doğru yaklaşım her zaman kitlenize göre seçilendir.

SEO’ya Ağırlık Vermek

Birçok kurum, sosyal medya yerine sadece SEO’ya ağırlık veriyor ya da ikisini bir arada götürüyor. Bu yaklaşımın hem artı, hem de eksileri var.

SEO’ya Ağırlık Vermek

Artılar:

– Kaynaklar yüksek kaliteli içerik üretimine harcanmış olur.

– Farklı konulara ve içerik tiplerine odaklanma imkanı tanır. Böylece arama sıralarında üste çıkılır.

– Her ne kadar düzenli içerik üretmek gerekse de, bir kere belli anahtar kelimelerde üste çıktığınızda bu uzun vadeli olacaktır.

– Potansiyel müşterilerin devamlı karşısına çıkmanızı sağlar, bu da satın alımları etkiler.

– Aramalarda üste çıkmak için bütçe gereksinimi yoktur. Önemli olan doğru içeriği üretmek, optimize etmek ve dağıtmaktır.

– Ard arda arama sonuçlarında gözükmeniz, zamanla marka bilinirliğinizi arttırır.

– SEO için anahtar kelime araştırması yaparak, AdWords ile birlikte kullanılabilir.

Eksiler:

– Arama sonuçlarında üste çıkmak zaman isteyebilir ve süre 1 yıla kadar çıkabilir.

– Belli sektörlerde, yüksek rekabeti olan anahtar kelimelerde mücadele etmek zordur.

– Google aramaları haricinde, müşterilerle ve ziyaretçilerle iletişim kısıtlıdır.

– Sadece arama motorlarına sırt dayamak, kimi zaman riskli olabilir çünkü algoritma değişimleri kontrolünüzde değildir. Bu da trafikte ani bir düşüş yaratabilir.

Sosyal Medyaya Ağırlık Vermek

Kimi kurum ve web siteleri de, tüm müşteri-ziyaretçi tabanlarını sadece YouTube, Instagram, Facebook ve Twitter üzerinden kuruyor.  Bu yaklaşım herkes için doğru olmasa da, yine çeşitli artı ve eksileri mevcut.

Sosyal Medyaya Ağırlık Vermek

Artılar:

– İçeriklerinizi paylaşmak ve kendinizi yaratıcı şekilde ifade etmek için çeşitli yollarınız olur. Esneklik sayesinde rakipleriniz arasından sıyrılabilirsiniz.

– Sosyal medyayla doğrudan kendi kitlenizle iletişime geçersiniz. Onları dinleme, yardımcı olma ve geri bildirim alma fırsatınız olur.

– Her ne kadar verim almak için uzun süre gerekse de, bazen kısa vadede de etkilerini hissedersiniz.

– Sosyal medyada içerik yaratmak için bütçe gerekmez fakat içeriklerin yaratılışı, yayılışı ve desteklenişi için kaynak gereklidir.

–  Sadece sosyal medyaya ağırlık vermek, kitlenizi daha verimli izlemenizi sağlar. Böylece sorulara yanıt verme süreniz artar, trend konular üretirsiniz ve kitlenizle iletişime geçersiniz.

Eksiler:

– Bir kere sosyal medya kanallarında içerik üretmeyi bıraktığınız anda, hızlı düşüş yaşarsınız ve profiliniz nadir ziyaret edilir.

– Sadece sosyal medyaya ağırlık vermek de risklidir çünkü bu kanalların hiçbiri tamamen sizin kontrolünüzde olmaz. Özellikler ve algoritmaların her an değişme ihtimali vardır.

SEO Rekabeti Yüksek Anahtar Kelimelerde Üst Sıralara Çıkmak

SEO Rekabeti Yüksek Anahtar Kelimelerde Üst Sıralara Çıkmak

Son birkaç yılda içerik pazarlama ve SEO düzenlemesi giderek daha da rekabetçi hâle geldi. Peki ama neden? SEO artık eldeki verilerle yönetiliyor ve buna göre belli anahtar kelimelere öncelik veriliyor, doğru bir strateji kuruluyor. Ek olarak, genel anlamda dijital rekabetin ve yatırımın artması da önemli bir etki yaratıyor.

SEO Rekabeti Yüksek Anahtar Kelimelerde Üst Sıralara Çıkmak
SEO Rekabeti Yüksek Anahtar Kelimelerde Üst Sıralara Çıkmak

Öne geçmek istediğiniz anahtar kelimelerde başarı elde etmek için, izleyebileceğiniz birkaç adım var. SEO hâlâ işe yarıyor ve ölmedi! Fakat bunun yerine, eskiye nazaran biraz daha sabırlı olmalısınız çünkü arama motoru optimizasyonu mucizeler gerçekleştirmeyi vadetmez.

Anahtar Kelime Rekabet Analizi

Anahtar kelime seçerken, keywordlerin hem aranma hacmine, hem de rekabetine dikkat etmek önemlidir. Aranma hacmi, bu kelimeye ne kadar talep olduğu konusunda fikir elde etmenizi sağlar. Yüksek hacimli bir kelime bulmak iyidir fakat bu beraberinde daha çok rekabeti getirir.

Dolayısıyla bu kelimede öne çıkmanızın ne kadar süreceğini, ne kadar çaba gerektireceğini hesaplamalısınız. Çeşitli anahtar kelime araştırma araçları, bu konuda zorluk seviyelerini de söyler.

Rakipleri Analiz Edin

Hedeflediğiniz keywordu seçtikten sonra, artık rakip sitelerin bu kelimelerde ne yaptığına bakmalısınız. O kelimede başarılı sitelerin, içeriklerinde neler kullandığına dikkat edin. Rakip gördüğünüz siteyi analiz ederken şunlara bakmalısınız;

  • Title tagleri
  • Meta açıklamaları
  • H1 başlık taglerı
  • Ortak anahtar kelimeler
  • Sayfa otoritesi
  • İç ve dış linkler
  • İçerik uzunluğu
  • Sayfa hızı

Kaliteli İçerik Üretin

Harika içerikler üretin demek zor çünkü pek çok insan, ‘harika içerik’ tanımının ne olduğunu dahi anlayamıyor. Onun yerine hem beğendiğiniz, hem de okuyucu kitlesinin hoşuna gidecek içerikler üretin. Her bir içerik, okuyucuların problemlerine çözüm üretebilmeli.

Bu içerikler aynı zamanda blog ya da sayfa yazıları olmak zorunda değil. Videolar, bilgi grafikleri, interaktif e-kitaplar ya da sunumlar vs. olabilir. Diğer içerik türlerine de odaklanarak, kitlenizle etkileşimi arttırabilirsiniz.

İçeriklerinizi yayınladıktan sonra, geri dönüş için belli bir süre bırakın ve ardından nasıl etki ettiğini inceleyin. Bunun için de Google Search Console gibi araçlar kullanabilirsiniz.

Destekleyici İçerik Yayınlayın

İçerikleri oluşturduktan sonra, yazılarınıza geçmiş içeriklerden alakalı iç linkler eklemeniz ve öyle yayınlamanız gerekiyor. Destekleyici içerik üretirken, keyword kullanımında abartıya kaçmayın ve organik performansı düşürecek şeylerden kaçının.

Tanıtım ve Backlinkler

SEO, bir tanıtım taktiği değildir. İçerik yayınlamak ve ardından sıralama atlamasını beklemek artık pazarlama stratejilerinde pek kullanılmıyor. Bunun yerine içeriklerin tanıtımı yapılmalı ve bunlar paralı/sosyal reklamlarla gerçekleştirilmeli. Bunun için (Dijital Pazarlama Stratejisi) yazısını okuyarak reklam oluşturma konusunda fikir oluşturabilirsiniz.. Her ayrı kanal, içeriğiniz için önem taşırken, düşük bütçeli bir sponsorluk dahi sayfanıza oldukça faydalı gelebilir. Tanıtım ve backlink elde etmek için (Backlink Elde Etmenin 7 Pratik Yolu) yazımızı okuyabilirsiniz.

Odaklanabileceğiniz bir diğer önemli SEO taktiği ise içeriğiniz için harici backlinkler almak. Harici backlinkler hâlâ SEO için oldukça önemliyken, üzerinde düşünülmesi gereken bir konu.

Zirveye Çıkın

İçerik pazarlama ve SEO giderek mücadeleci hâle gelse de, hâlâ iyi sonuçlar almak için yapabileceğiniz çok fazla şey var. Daha çok içerik üretmek hiçbir zaman çare değilken, bunun yerine daha iyi içerik üretmeye odaklanmalısınız.

Rekabete gireceğiniz anahtar kelimeleri başarıyla analiz edin, sizden iyi olan siteleri inceleyin, içeriklerinizi oluşturun ve ardından en iyi organik sonuçlar için tanıtımını yapın. Mutlaka emeğinizin karşılığını alacaksınız.