Facebook’ta Reklam Verme

Facebook’ta Nasıl Reklam Verilir

Facebook’ta reklam oluştururken dikkat edilecek çok fazla nokta var. Doğru kitleyi hedef alıyor musunuz? Eklediğiniz görselin boyutları uygun mu? Doğru reklam tipini seçtiniz mi? Dürüst olmak gerekirse, tüm bunlar biraz kafa karıştırıcı olabiliyor.

Facebook’ta Nasıl Reklam Verilir
Facebook’ta Nasıl Reklam Verilir

Facebook’u dünya çapında 1.4 milyar insan kullanırken, her gün de 900 milyonun üzerinde ziyaret alıyor. Popüler sosyal medya ağı, aynı zamanda web site sahipleri, pazarlamacılar ve işletmeler için de büyük bir fırsat niteliğinde.

Doğru Düzenleyiciyi Seçmek

Facebook, para ödenilen reklam kampanyalarında Reklam Yöneticisi ve Power Editor olmak üzere iki farklı araç sunuyor. Hangisinin iyi olduğuna karar verirken, hem şirket büyüklüğünüze, hem de tek seferde vereceğiniz reklam sayısına dikkat etmeniz gerekiyor.

Reklam Yöneticisi şirketler için idealiyken, Power Editor ise daha doğru sonuçlara ulaşmak isteyen reklamcıların tercihi.

Facebook’ta Nasıl Reklam Verilir?

Öncelikle hem Reklam Yöneticisi’nde, hem de Power Editor’da ‘Kampanya Oluştur’ seçeneğine tıklayarak işlemleri başlatabilirsiniz.

Facebook’ta Reklam Verme
Facebook’ta Reklam Verme

Burada karşınıza seçenekler çıkacak ve reklam verme amacınızı seçmeniz istenecek. Eğer amacınız sitenize daha çok ziyaretçi çekmekse veya uygulamalarınızı indirtmek istiyorsanız, Trafik seçeneğini işaretleyin.

Daha sonra Devam butonuna basarak ilerleyin ve ne tip bir işletmeye, sayfaya ya da internet sitesine reklam vereceğinizi seçin. Son olarak da reklamınızın hedef kitlesini, bütçesini, görsellerini ve yayınlanacak olan metni seçeceksiniz.

Hedef Kitle Seçimi

Facebook’ta reklam verirken, en önemli konulardan birisi de hedef kitle seçimi. İlgilenmediğiniz bir cinsiyet grubuna, yaş aralığına veya konuma reklamlarınızı göstermek istemezsiniz. Facebook’ta hedef kitle seçiminde genel olarak şu opsiyonlara sahipsiniz:

Facebook Hedef Kitle Seçimi
Facebook Hedef Kitle Seçimi
  • Konum
  • Yaş
  • Cinsiyet
  • Dil
  • İlişki durumu
  • Eğitim durumu
  • İş durumu
  • Etnisite – Irk
  • İlgi Alanları

Ayrıca bu hedef kitle seçimini kaydedebilir, daha sonraki reklam kampanyalarınızda kullanabilirsiniz. Eğer sonuçlardan memnun kalmazsanız, kampanya esnasında da kitlede değişiklik yapabilirsiniz.

Bütçenizi Ayarlayın

Facebook’ta düzenli bir reklam yayını için minimum bütçe oluşturmak şart. Minimum bütçe miktarı günlük olarak hesaplanırken, şu anda en az 1 dolar şeklinde belirlenmiş durumda. Fakat bu reklam setinden tıklama, beğeni ya da gönderi etkileşimi için ücret alınacaksa, bütçe en azından 5 dolar olmalıdır.

Facebook Reklam Bütçe Ayarlama
Facebook Reklam Bütçe Ayarlama

Facebook’ta reklam verdiğinizde, bütün bütçenizi 1 gün içinde kullanabileceğiniz gibi, bunu aynı zamanda günlere, haftalara hatta aya yayma imkanınız da var. Fakat tabii gösterim sayınız değişmeyecek, sadece reklamın sonlanma süresi değişecektir.

Bütçe seçimi yaparken, Türk Lirası seçeneğini işaretlemeyi unutmayın. Aynı zamanda mobil ödeme yoluyla da hesabınıza bakiye ekleyebilirsiniz.

Pazarlama Stratejisi: SEO ve Sosyal Medya, Avantaj ve Dezavantajları

Hem SEO’nun, hem de sosyal medya çalışmalarının benzer faydaları var fakat pek çok kişi, her iki alana da ağırlık vermekte zorlanıyor. Kısıtlı zaman, bütçe ve kaynaklar sebebiyle, belli bir alanı seçmek zorunda kalabilirsiniz. Dolayısıyla ikisinin de artılarını ve eksilerini bilmek, ona göre yaklaşmak önemli.

Doğru Yaklaşım Nasıl Seçilir?

Her organizasyonun özel ihtiyaçları ve endişeleri var. Önceliği arama motoru optimizasyonuna mı, sosyal medyaya mı vereceksiniz? Yoksa her ikisini bir arada mı kullanacaksınız? Bunun için kitlenizin kim olduğunu ve en çok nerede aktif olduklarını bilmeniz gerekiyor.

Web sitelerinin ve firmaların, kitlelerine göre bir odak noktası seçmeleri gerektiğini söylüyoruz. Bunun için de onları iyi analiz etmek gerekli. Müşterilerinizin, ziyaretçilerinizin hangi sosyal platformlarda yer aldığını, motivasyonlarını ve aradıklarını bilmelisiniz.

Bu yüzden eriştiğiniz kitleyi, onların vaktini nerede harcadığını öğrenmeniz şart. Yani daha çok Twitter’da, YouTube’da ve Facebook’ta mı vakit geçiriyorlar? Yoksa zamanlarının çoğunu blog okuyarak mı geçiriyorlar? Sosyal medyaya olan ilgileri nasıl?

Bunları iyice anladığınızda, pazarlama stratejilerinizi de şekillendirebileceksiniz. Eğer yeni müşteriler çekme amacındaysanız, hem arama motorları, hem de sosyal medya birbirini destekleyici olabilir. Satın almalara hızlı bir etkide bulunmak istiyorsanız, web sitenizdeki SEO dostu içerik en etkili yaklaşım olacaktır. Var olan kitlenizi çevrimiçi tutmak niyetindeyseniz, o zaman da sosyal medya uzun vadede etkili olacaktır.

Kısaca özetlemek gerekirse, en doğru yaklaşım her zaman kitlenize göre seçilendir.

SEO’ya Ağırlık Vermek

Birçok kurum, sosyal medya yerine sadece SEO’ya ağırlık veriyor ya da ikisini bir arada götürüyor. Bu yaklaşımın hem artı, hem de eksileri var.

SEO’ya Ağırlık Vermek

Artılar:

– Kaynaklar yüksek kaliteli içerik üretimine harcanmış olur.

– Farklı konulara ve içerik tiplerine odaklanma imkanı tanır. Böylece arama sıralarında üste çıkılır.

– Her ne kadar düzenli içerik üretmek gerekse de, bir kere belli anahtar kelimelerde üste çıktığınızda bu uzun vadeli olacaktır.

– Potansiyel müşterilerin devamlı karşısına çıkmanızı sağlar, bu da satın alımları etkiler.

– Aramalarda üste çıkmak için bütçe gereksinimi yoktur. Önemli olan doğru içeriği üretmek, optimize etmek ve dağıtmaktır.

– Ard arda arama sonuçlarında gözükmeniz, zamanla marka bilinirliğinizi arttırır.

– SEO için anahtar kelime araştırması yaparak, AdWords ile birlikte kullanılabilir.

Eksiler:

– Arama sonuçlarında üste çıkmak zaman isteyebilir ve süre 1 yıla kadar çıkabilir.

– Belli sektörlerde, yüksek rekabeti olan anahtar kelimelerde mücadele etmek zordur.

– Google aramaları haricinde, müşterilerle ve ziyaretçilerle iletişim kısıtlıdır.

– Sadece arama motorlarına sırt dayamak, kimi zaman riskli olabilir çünkü algoritma değişimleri kontrolünüzde değildir. Bu da trafikte ani bir düşüş yaratabilir.

Sosyal Medyaya Ağırlık Vermek

Kimi kurum ve web siteleri de, tüm müşteri-ziyaretçi tabanlarını sadece YouTube, Instagram, Facebook ve Twitter üzerinden kuruyor.  Bu yaklaşım herkes için doğru olmasa da, yine çeşitli artı ve eksileri mevcut.

Sosyal Medyaya Ağırlık Vermek

Artılar:

– İçeriklerinizi paylaşmak ve kendinizi yaratıcı şekilde ifade etmek için çeşitli yollarınız olur. Esneklik sayesinde rakipleriniz arasından sıyrılabilirsiniz.

– Sosyal medyayla doğrudan kendi kitlenizle iletişime geçersiniz. Onları dinleme, yardımcı olma ve geri bildirim alma fırsatınız olur.

– Her ne kadar verim almak için uzun süre gerekse de, bazen kısa vadede de etkilerini hissedersiniz.

– Sosyal medyada içerik yaratmak için bütçe gerekmez fakat içeriklerin yaratılışı, yayılışı ve desteklenişi için kaynak gereklidir.

–  Sadece sosyal medyaya ağırlık vermek, kitlenizi daha verimli izlemenizi sağlar. Böylece sorulara yanıt verme süreniz artar, trend konular üretirsiniz ve kitlenizle iletişime geçersiniz.

Eksiler:

– Bir kere sosyal medya kanallarında içerik üretmeyi bıraktığınız anda, hızlı düşüş yaşarsınız ve profiliniz nadir ziyaret edilir.

– Sadece sosyal medyaya ağırlık vermek de risklidir çünkü bu kanalların hiçbiri tamamen sizin kontrolünüzde olmaz. Özellikler ve algoritmaların her an değişme ihtimali vardır.

Sosyal Medya Performansının SEO’ya Etkisi

Tıpkı dünyanın kendisi gibi, internet üzerindeki SEO teknikleri de zaman içinde değişiyor ve farklı bir hâl alıyor. Bunların arasında en çok dikkati çeken de şu; SEO stratejisini düşünen ajanslar, firmalar, web siteleri en önemli sıraya sosyal medyadaki yerlerini alıyor.

Sosyal Medyaya Verilen Önem Artıyor

Econsultancy tarafından yayınlanan raporlara göre firmaların yüzde 74’ü, ajansların da yüzde 82’lik kısmı sosyal medyanın SEO stratejilerinde öneminin yüksek olduğuna dikkat çekiyor. Daha öncesinde Google’dan Matt Cutts da bir video yayınlayarak Twitter ve Facebook takipçilerinin, beğenilerinin arama sonuçlarını etkilemediğini söylese de, bu platformların dolaylı yoldan pek çok faydası var.

İşte sosyal medyanın SEO üzerine olan 4 önemli etkisi;

  1. Sosyal linkler arama sıralamanızı yükseltebilir

Pekala, sosyal sinyaller genellikle bu profillerin otoritesi hakkında bilgi veriyor fakat Google, sosyal medya hesaplarında yayınlanan linkleri güvenilir backlinkler olarak kabul ediyor mu? Bir blog Twitter üzerinde ‘viral’ konuma geldiğinde, bu yeni linkler yazının aranma hacmini arttırıyor mu?

Birçok pazarlamacı web site linklerinin sosyal medya hesaplarında paylaşıldığında sıralamaya ciddi bir etkiye yaptığına inanıyor. Örneğin pazarlama danışmanı Brian Honigman, şu sözleri söylüyor;

‘Facebook, Twitter, LinkedIn, Google+, YouTube ve diğer sosyal medya ağlarında paylaşılan içerik bağlantılarınız, arama motorlarının güvenilir web sitelerini algılamasını sağlıyor ve hangi anahtar kelimelerin sıralanacağını belirliyor’.

Diğer yandan, her ne kadar Google sosyal medya beğenilerinin, takipçilerinin sıralamayı doğrudan etkilemediğini söylese de, daha önce açıklama yapan Danny Sullivan, Bing’in tweetleri ve retweetleri dikkate aldığını dile getirmişti. Matt Cutts ise kendi internet indekslerinde Facebook ve Twitter sayfalarının da, tıpkı diğer internet sayfaları gibi görüldüğünü ve bunların arama sonuçlarına eklendiğini belirtmişti.

Tüm bunlardan yola çıkarak şunu söyleyebiliriz; belki bir sosyal medya hesabının otoritesi doğrudan sıralamanızı etkilemiyor fakat sosyal medyada paylaşılan linkler, güvenilir backlinkler oluşturuyor ve web sitemizin değerini arttırıyor.

  1. Arama Motorlarında Sosyal Medya Profilleri

Belki sosyal paylaşımlar web sitenizin arama listelerindeki sıralamanızı etkilemiyor fakat sosyal profilleriniz kesinlikle içeriğinizin etkisini arttırıyor. Hatta birçok firmayı Google’da aradığınız zaman, bunların Instagram, Pinterest veya Twitter profilleri ilk sıralarda çıkıyorlar ve kimi zaman kendi web sitelerinden dahi önde geliyorlar. Örnek; Estenik firmasına baktığımız zaman, kendisinin sosyal medya sayfaları domainden sonra aranma sonuçlarında çıkıyor. Yani bundan da Google’ın aslında sosyal medya kanallarınıza epey önem verdiğini görebiliriz.

Sosyal kanallar, web sitelerine nazaran çok daha ‘kişisel’ hissettirirler ve firma karakterini yansıtmak açısından önemli birer araçtırlar. İnsanlar bilmediği bir firmayı araştırırken de genelde ilk olarak Twitter ya da Facebook sayfalarına göz atarlar. Dolayısıyla sosyal medya hesapları da aranma sonuçlarında tepede çıkarsa, bunların tıklanma olasılığı daha yüksektir.

  1. Sosyal Medya Platformları da Birer Arama Motorudur

Bugünlerde insanlar bir şeyler ararken sadece Google, Yandex veya Bing’e tıklamıyor, aynı zamanda sosyal medya kanallarına girerek de aradıkları şeylere bakıyorlar. Bu şu şekilde çalışıyor; eğer Twitter’da aktifseniz, yayın yaptığınız içerik veya sattığınız ürünler alakalı Twitter aramalarında doğrudan kullanıcıların karşısına çıkıyor. Özellikle görsel malzemeleri de kullanırsanız, Pinterest veya Instagram gibi platformlarda da başarılı olabiliyorsunuz.

İşte sosyal medyadaki aranma hacmiyle ilgili şaşırtıcı bilgiler;

  • Twitter’da her ay 19 milyar aranma gerçekleştiriliyor ve bu Bing’ten 5 kat fazla!
  • Facebook’ta her gün 1 milyarın üstünde aranma yapılıyor.
  • YouTube’da her ay neredeyse 5 milyar aranma gerçekleştiriliyor. Aynı zamanda buraya her dakika 100 saatin üzerinde video yükleniyor.

Dolayısıyla, eğer SEO çalışması yapma hedefindeyseniz sadece geleneksel arama motorları değil, sosyal medya arama motorları da göz önünde bulundurulmalı.

  1. Şimdi Değil Ama Ya İlerde?

Belki şimdilik Google sosyal sinyallerin doğrudan aranma hacmini etkilemediğini söylemiş olabilir fakat bu hiçbir zaman etkilemeyecek anlamına gelmez. Şimdiden uygulayacağınız SEO çalışmaları ve link yerleştirmeleri ileride sizi çok daha rahat ettirebilir, aynı zamanda web sayfanızın kalitesini arttırır.

7 Dijital Pazarlama Stratejisi

Buna şüphe yok ki, modern dünyada pazarlama stratejilerinizin büyük kısmı dijital yöntemlerle gerçekleşiyor. Tüketiciler ve işletmeler neredeyse her saniye çevrimiçiyken, sizin de onlara ulaşarak en çok neye zaman-para harcadıklarını öğrenmeniz gerekiyor.

Fakat işletmenizi büyütürken, bu değişime ayak uydurmak da gerekecek. Atılacak çok fazla adım varken, dijital pazarlama stratejinizi nasıl yaratacağınız, esnek tutacağınız ve geliştireceğiniz de önem arz ediyor. Bu konuda size yardımcı olabilecek 7 farklı öneri derledim ve bunlara uyarak daha iyi bir noktaya gelebileceğinize inanıyorum.

Dijital Strateji Nedir?

Kısaca özetlemek gerekirse, dijital pazarlama stratejiniz online pazarlama kullanırken amaçlarınıza ulaşmanızı sağlayacak bir dizi eylemdir. Bu ‘strateji’ kelimesi göz korkutucu durabilir fakat efektif bir dijital stratejinin aslında zor olmasına gerek yok.

Temel terimlerle, bir strateji hedeflenen amacınıza ulaşmanızda kullanacağınız yöntemdir. Örnek vermek gerekirse, hedefiniz web siteniz aracılığıyla geçen yıla göre yüzde 25 daha çok verim almak ya da kâr etmek olabilir. İşletme ölçeğinize de bağlı olarak, dijital pazarlama stratejiniz birden fazla amaca ve farklı, hareketli parçalara sahip olabilir. Fakat yapmanız gereken bu hedeflere sadık ve odaklanmış kalmaktır.

Dijital Pazarlama Kampanyası Nedir?

Dijital stratejisi genellikle dijital pazarlama kampanyalarıyla karıştırılmaktadır fakat aslında ikisi arasında bazı farklar var. Daha önce de söylediğimiz gibi dijital strateji, amacınıza ulaşmanızda izleyeceğiniz eylemler bütünüdür. Dijital pazarlama kampanyası ise taşları üst üste koymanın, yani doğrudan eylemlerinizdir.

Örnek vermek gerekirse, en başarılı içeriklerinizi Twitter’da paylaşarak bir kampanya yürütmek isteyebilirsiniz. Böylece bu kanal üzerinden daha fazla verim elde edeceksinizdir. Bir kampanyayı birkaç yıl sürdürseniz dahi, her zaman bir stratejiye sahip olmayabilir. Dijital pazarlama stratejisiyle kampanyalar arasındaki farkları öğrendik. Şimdi de bu stratejiyi nasıl oluşturacağınıza göz atalım.

Nasıl Dijital Pazarlama Stratejisi Oluşturulur?

  1. Tüketicileri Belirleyin

Her türlü pazarlama stratejisi için, çevrimiçi veya çevrimdışı olması fark etmeksizin, kimleri hedef aldığınızı bilmelisiniz. En iyi dijital pazarlama stratejileri, her zaman ayrıntılı alıcı kişilikleri üzerine kurulur. Dolayısıyla ilk olarak bunları ortaya koyarak başlamalısınız.

Alıcı kişiliği, ideal müşterilerinizi temsil eder ve araştırma yaparak, anket düzenleyerek ya da hedef kitleyle görüşmeler yapılarak belirlenir. Bu bilgilerin mümkün olduğunca gerçek verilere dayanması önemlidir. Varsayımlarla hareket etmek, pazarlama stratejinizi yanlış bir yöne doğru götürebilir.

Peki bunun için hangi bilgilere sahip olmalısınız? Elbette bu biraz da hangi iş sahasında olduğunuza, ürünlerinizin fiyatına vb. Etkenlere bağlıdır. Fakat başlangıçta alıcı kişilikleri için şunları sıralayabiliriz;

  • Konum
  • Yaş
  • Gelir
  • Meslek
  • Hedefleri
  • Hobi ve ilgi alanları
  • Öncelikleri
  1. Hedeflerinizi ve İhtiyacınız Olan Dijital Pazarlama Araçlarını Belirleyin

Pazarlama amaçlarınız daima işletmenizin temel amaçlarıyla bağlantılı olmalıdır. Örneğin, eğer hedefiniz çevrimiçi ortamdaki satışları yüzde 20 arttırmakta, geçen yıla oranla da web sitenize ziyaretleri yüzde 50 arttırmalısınız.

Amacınız ne olursa olsun, nasıl hesaplayacağınızı bilmelisiniz ve daha da önemlisi, bunlar hesaplanabilir veriler olmalıdır. Bunun için de çeşitli araçlardan birisini kullanabilirsiniz.

  1. Var Olan Dijital Pazarlama Kanallarınızı Değerlendirin

Kullanılabilir dijital pazarlama kanallarını ve varlıklarını stratejinize katmadan önce, ilk önce büyük resmi değerlendirerek kafa karışıklığını önlemek önemlidir. Sahip olunan, kazanılan ve para ödenen medya kanalları bu dijital araçların kullanımında oldukça önemlidir. Bu kavramları değerlendirelim.

Sahip olunan medya: Bu her halükarda elinizde olan, şirketinize ve markanıza ait medyayı temsil eder. Web siteniz, sosyal medya profilleriniz, blog içerikleriniz ve türlü kanalınız sahip olunan medyaya birer örnektir.

Kazanılan medya: Kendi ağzınızdan yaydığınız referanslar ise kazanılan medyaya örnektir. Örneğin başka bir web sitesinde yayınladığınız misafir yorumları, PR çalışmaları veya aldığınız müşteri deneyimleri buna dahildir.

Para ödenen medya: Bu da aslında tam olarak ismini yansıtıyor. Para ödeyerek sahip olduğunuz, açtığınız her kanal buna örnektir. Örneğin Google AdWords, paralı sosyal medya yayınları, sponsorlu yayınlar ve diğer para ödeyerek etkilediğiniz her tip kanal para ödenerek oluşturulan medyadır.

Dijital pazarlama stratejiniz tüm bu üç elementi veya birkaçını barındırabilir. Fakat tabii ki de her üçünden faydalanmak hedefinize ulaşmakta şanslarınızı arttıracaktır. Örneğin çok iyi bir içerik üretebilirsiniz fakat yeterince yayılmasını sağlayamazsınız. Bu içeriğin başarısını desteklemek için Facebook sayfanızda paylaşırsınız. Ardından da para ödeyip sponsor bağlantı oluşturur ve hedef kitlenizi genişletirsiniz. Yani her üç kanal da oldukça önemlidir.

  1. Elinizdeki Medyayı Denetleyin ve Planlayın

Dijital pazarlamanızın kalbinde kendinize ait olan medya kanalları yer alır ve hemen hemen her içeriğiniz buna dahildir. Markanız tarafından yayınlanan her içerik, sitenizin Hakkımızda sayfası, ürün tanımlamalarınız, blog yazılarınız, e-kitaplar, bilgi sayfaları ve sosyal medya paylaşımları hepsi buna dahildir.

Sitenize ilk giren kişiler her zaman bir ziyaretçiden ibarettir ve onları müşteriye dönüştürecek olan da içeriktir. İyi hazırlanan içerik, aynı zamanda markanızın online profilini de yükseltir ve optimize edildiğinde organik trafiği arttırır. Hedefiniz ne olursa olsun, dijital pazarlama stratejiniz için ilk önce sahibi olduğunuz medyayı iyi yönetmeniz gerekir.

  1. Kazanılmış Medyayı Denetleyin ve Planlayın

Aynı şekilde kazanıp elde ettiğiniz medya kanallarını da iyi denetlemeniz ve üstüne odaklanmanız gerekiyor. Trafiğinizin, ziyaretçilerinizin nereden geldiğine dikkat edin. Her bir sosyal medya kanalını, en etkilisinden en az trafik verenine göre sıralayın.

Bu tip raporları almak için çeşitli araçlar olsa da, aralarında en sık kullanılanı Google Analytics’tir. Analytics kullanarak tüm bu raporlara ulaşabilirsiniz.

  1. Para Ödenen Medyayı Denetleyin ve Planlayın

Aslında bu da hemen hemen aynı mantıkla ilerliyor. Para ödenen medyaları açıklamıştık. Google AdWords gibi hizmetler veya Facebook, Twitter ve İnstagram gibi sosyal medya ağlarında alınan sponsorluklar bunlara birer örnektir.

Eğer AdWords’e çok fazla para harcadıysanız ve bir türlü beklediğiniz sonucu alamadıysanız, belki de yaklaşımınızı yeniden gözden geçirmeniz gerekmektedir. Hatta belki de başka bir platforma geçmeniz gerekiyordur. Günün sonunda, hangi para ödenen medyayı kullanmak isteyeceğinize dair kafanızda daha net fikirler oluşacaktır.

  1. Hepsini Bir Araya Getirin

Planlama ve araştırma işlemlerini tamamladınız, artık her şeyi daha net görüyorsunuz ve dijital pazarlama stratejinizi de buna uygun hazırlayacaksınız. İşte elimizdekiler;

  • Tüketici kişiliklerinin açık profilleri
  • Bir ya da daha fazla pazarlama hedefi
  • Var olan medya kanallarınızın bir listesi
  • Kullandığınız medya kanallarının planlaması
  • İçerik planlaması

Elbette ki tüm bunları uzun bir periyoda yaymanız gerekebilir. Sağlıklı bir dijital pazarlama stratejisi genellikle 12 aylık bir zamana yayılır. Bu şekilde attığınız her adımın sonucunu da görebilirsiniz. Açıkçası, dijital stratejiler her işletmeye göre farklılık gösterir. Dolayısıyla tek bir modeli örnek alıp başarıya ulaşmak da genellikle uygun değildir. Fakat zaman içinde sabredip doğru adımları atarsanız verim aldığınızı da göreceksiniz.